4 Nisan 2009 Cumartesi

Öpüşme Tarihi, Sanatı, Adına Her Ne Diyorsanız...

Tarihçiler aslında çok da bir şey bilmiyorlarmış bu öpüşmenin tarihi hakkında. Görünüşe göre M.Ö 1500 yılları civarında Hindistan'da yazılmış olan Vendic Sanskritleri'nde insanların öpüşmeleri tarif edilmeye başlanmış. Tabii bu, bu tarihten önce kimsenin öpüşmediği veya Hintlilerin ilk öpüşenler olduğunu göstermez değil mi bilinçli okuyucum, okuduğumuzu anladık mı cevap verenim? Belki de ressamlar ve yazarlar sanat ve literatürde işlemek açısından öpüşmenin çok özel olduğunu düşünüyorlardı kim bilir?
Yazılarda ilk bahsi geçmesinden sonra öpüşmenin birkaç yüz yıl daha pek fazla geçmemiş sanat ve literatürde. Hintli epik şiir "Mahabharata"'da tutkunun simgesi olarak dudaktan öpüşmeyi tarif edilmiş. Biliyorum bu noktada hepinizin aklına aynı şey geliyor. Ben de tam oraya parmak ata, ayh basacaktım :) Gene Hint orijinli yazı olarak "Vatsyayana Kamasutram", hepimizin bildiği ismi ile "Kama Sutra" da öpüşmenin değişik hallerini (!) tarif ediyor.
M.S 6. yüzyılda öpüşmenin öğrenilen bir davranış olduğuna inanan antropolojistler, Yunanlıların öpüşmeden Büyük İskender'in M.Ö 326'da Hindistan'ı ele geçirmesiyle haberdar olduklarını farzediyorlar.
Batıya gelirsek... Roma İmparatorluğu günlerine kadar pek bir kayıt yok öpüşmeye dair. Romalılar arkadaş ve aile bireylerini selamlamak için öpüşüyorlardı. Vatandaşlar ise hükümdarlarının ellerini öperlerdi. Ve tabii doğal olarak da romantik partnerleriyle (Nasıl bir tabir uydurdum! Romalılar kovalasın beni!) öpüşüyorlardı. Hatta Romalılar öpüşmeyi 3 kategoriye ayırmışlar:
- Osculum: Yanaktan öpüşme
- Basium: Dudaktan öpüşme
- Savolium: Derin derin öpüşme
Daha sonra Romalılar bugünlere kadar gelen birkaç öpüşme adetlerine başladılar. Eski Roma'da çiftler bir grup insan önünde çok tutkulu öpüşünce nişanlanmış oluyorlardı. Bu durum herhalde modern çiftlerin nikah kıyılınca öpüşmelerine bir neden. Gene Eski Roma'da politik seferberliğin bir parçası olarak öpüşmeyi kullanıyorlardı.
Hristiyan kiliselerinde öpüşmenin de bir rolü vardı. Hristiyanlar genelde birbirlerini selamlarken yukarıda dediğim osculum ile veya kutsal öpücük kullanırlarmış. Bu adete göre, öpüşen 2 insan arasında kutsal öpücük sonucu ruh transferi olurmuş. Birçok araştırmacı bu öpücüğün amacının kilise üyelerinin arasındaki bağları kurmak ve topluluğu kuvvetlendirmek olduğuna inanıyor.
1528'e kadar kutsal öpücük Katolik kitlesinin bir parçasıydı. Her ne kadar bazı dinler kutsal öpücüğü kapsasa da öpüşmek batı kültüründe daha yaygın olarak yerini koruyor. Bugünlerde insanlar birbirlerini birçok neden için öpebiliyor. Tabii her öpüşme iyi şeyler olduğu zaman olmuyor. Romeo ve Juliet'te öpüşmenin iki yanlış insan arasında olduğunda tehlikeli ve ölümcül olduğunu gösterilmiş. Bazı halkbilimciler ve edebi kritikler ise yanlış insanı öpünce fiziksel ve duygusal tehlikelerin sembolü olarak vampirizmi örnek vermişler.
Dünyada birçok kültür öpüşüyor; ama öpüşmenin yeri ve zamanı konusunda değişik görüşler var. 1990'larda Japonya'da gençlerin öpüşmeleri ile ilgili makaleler yazılmış çizilmiş, ki Japon kültürüne göre öpüşmek private olması gereken bir aktivite.
Neyse, çok uzattık... Şimdi de biraz fiziksel etkilerinden bahsedeyim. Öpüştüğünüzde hormonlar ve nörotransmiterler vücut içinde cirit atarlar. Endorfinle birlikte örofi üretirler iyi bir öpüşme sırasında. Buna ek olarak, kalp atışları hızlanır, damarlar genişler. Böylelikle hiçbir şey yapmadan sadece ayakta durmanızdan daha fazla oksijen girer vücuda. Koku ve duygular arasında bir bağ var. Öpüştüğünüz kişiyi kokladığınız araştırmacılar tarafından kanıtlanmış bir şeydir, boşuna saklamayın. Ayrıca, öpeceğiniz kişiyi tercih etme konusunda ise vücudunuz da rol oynar. Araştırmalar, ah o gözü kör olası araştırmalar, diyor ki kadınlar kendininkilerinden farklı bağışıklık sistemi proteinlere sahip olan erkeklerle öpüşmeyi tercih ediyor. Buna paralel olarak da "Böyle farklı proteinleri bulmuşken çocuk yapalım" diyen çiftlerin daha sağlıklı dölleri oluyormuş. Bilimadamları da buna karşılık kadınların belki de bu proteinleri öpüşürken koklayabildiklerini ve de o kokladıkları şeyin partenerlerini çekici hale getirdiklerini söylüyor.
Yalnız unuttuğumuz bir şey var... Yeni bir öpüşme tipi türedi son zamanlarda: air kissing! Nişantaşı-Etiler civarında, sosyetik insanlar arasında pek bir yaygın. Hadi nasıl yapıldığına bir göz atalım da "eksik etek" demesinler sonra bizlere... (Okura not: Biliyoruz la eksik eteğin kadınlar için söylendiğini. Yemezler... Hadi bakiim)

0 yorum var:

Yorum Gönder