3 Mart 2009 Salı

Murphy Kanunları Nasıl Çıktı?

Bugün her işim ters gittiğinden ve Murphy Abi'yi fazlasıyla andığımdan günün sorusu olarak seçtim ve araştırdım. Her iş nasıl ele yapışır arkadaş? İnsaf yahu! Neyse...
Kaptan Murphy, 1949'da insan bedeninin en fazla ne kadar ivmeye dayanabileceğini bulmasını sağlaması gereken, US Air Force'un roket nakliye programı için mühendis olarak test alanında bulunuyordu. Çok pahalı olan bu deney sırasında denek üzerine 16 adet ölçüm cihazı bağlandı. Birisinin tüm cihazları yanlış bir yöntemle bağlaması, deneyin başarısız olmasına yol açtı. Bu deneyim Murphy'nin temel kanununu oluşturmasını sağladı.
Murphy Kanunları aslında şunu baz almış: "Eğer bir işi halletmek için birden fazla olasılık varsa ve bu olasılıklardan istenmeyen sonuçlar veya felaket doğuracaksa, kesinlikle bu olasılık gerçekleşecektir." Özetle ters gidebilecek her şey, ters gidecektir! ("You're gonna die in 7 days" dese bu kadar etkilenmezdim herhalde)
Bu laf -evet, burada alıntı yapıyorum; çünkü bu kafayla bu cümleyi ben kuramazdım- modern teknikte analitik ölçüt olarak hataları önleme stratejisi olarak kullanılır. Her ne kadar esprili mi esprili cümlelerle bu kanunlar listelenmişse de (Okura Ödev #3: Murphy Kanunları nelerdir?) büyük bir ciddiyet içerir. Aslen Finagle Kanunu olarak bilinen Murphy Kanunları şöyle de özetlenebilir: "Belirli bir gelişme herhangi bir yerde ortaya çıkmadıysa zaten bu durumda mümkün değilmiş demektir." Yani bizdeki anlamıyla "kısmet değilmiş"...
Olasılık, gerçek sonuçların olası sonuçlara oranı diye tanımlanır. Bir olay süreç içerisinde gerçekleşmezse olasılığı sıfırdır. Öz Türkçe ile imkansızdır; fakat Murphy Abim olaya tam tersinden yaklaşmış ve "Bir olay mümkünse gerçekleşir" demiş.
Murphy Kanunları'na kafa tutacak yasa yok mu? Olmaz olur mu? Yhprum Kanunu! (tersten okunuşu Murphy ediyor, hani fark etmemiş olanlarınız için dedim) (Okura Ödev #4: Yhprum Kanunu gerçekten var mı? Yoksa yazarınız burada size fake mi atıyor? Hadi bakalım...)

0 yorum var:

Yorum Gönder